Kriz derinleşiyor, genç işsizlik artıyor

Kriz derinleşiyor, genç işsizlik artıyor

Her hafta raporlar yayınlanıyor. Twitter’da en üst sırada gündem oluyor. Gazete manşetlerinde yerini alıyor. Televizyon programlarında istatistiki verisine kadar irdeleniyor genç işsizlik sorunu. 

Peki ne oldu da işsizlik sorununun yanında bir de genç işsizlik kategorisini bu kadar konuşur olduk? 

Büyük ve küçük krizlere girmek kapitalizmin kaderidir. Zayıf düştüğü nokta da budur aslında. 2008 krizinden sonra istihdam alanında bir daralmaya gidildi. Bunun sonucunda da genç işsizlerin sayısı günbegün artmaya başladı. Şuan içinde bulunduğumuz ekonomik krizle birlikte de genç işsizlik oranları zirvede yerini buldu. Peki bu genç işsizlerin artışı bu kadar gözle görülmeyecek şekilde miydi? Tabiki de değildi. Bundan tam 10 yıl önce genç işsizlik oranlarının bu düzeye geleceği belliydi.

AKP iktidarı ise kurnazlık yaparak genç işsizlikteki bu artışı gizlemek için her ile üniversite projesini hayata geçirdi. AKP’nin uyguladığı bu strateji tam anlamıyla başarısız oldu diyemeyiz. Bu stratejiyle birlikte üniversiteye giden gençler, işsizlikteki artışı 4 yıl da olsa ertelemiş oldu. 

O 4 yılın sonunda ise mezun olan gençler işsizlik olgusunu iliklerine kadar hissetti. 

Her gün bir umut iş bulurum diyerek yollara koyulup, İŞKUR önünde upuzun kuyruklar oluşturdular.En sonunda istihdam alanı yaratılmadığı için iş kuyrukları koskocaman bir genç işsizler ordusunu yarattı.

Demek ki genç işsizlik birdenbire patlak vermemiş. 

Yıllardır gizlenen genç işsizler, verilerde zirvede yerini aldı. Erteleme devri kapandı. İşsizliğin artan boyutu herkes tarafından bilinen bir gerçek oldu.

**

Burada biraz daha genç işsizliği verileri ile birlikte konuşacağız. Altı yılda genç işsizlik yüzde 7 oranında arttı. 2009 TÜİK verilerine baktığımızda toplam işsiz sayısı 3,8 milyon. Bunun 1,2 milyonunu 15-24 yaş grubundaki gençler oluşturuyor. Şu anki genç işsiz verileri 2009 tarihine göre 2 kat daha fazla. 3 milyon 112 bin genç, ne eğitim almakta ne de herhangi bir işte çalışmakta. 

Bir diğer tarafta ise 15-24 yaş grubundakilerin %10’u; 1 milyon 156 bin genç okurken çalışmak zorunda kalıyor. Bunun sebebi ise krizle birlikte artan hayat pahalılığı ve eğitim alanlarının tümünün paralı olması. Öğrencilerin neredeyse birçoğu en temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Gençler part time işler ile barınma, ulaşım, beslenme, kırtasiye malzemeleri gibi masraflarını karşılamaya çalışıyor.  

Bu ay açıklanan TÜİK verilerine baktığımızda 2020 Nisan ayındaki genç işsizlerin oranında 1,1 puanlık bir azalışın olduğunu görüyoruz. Hadi bir ay daha geri gidelim ve mart ayındaki genç işsizlik oranına bakalım. Orada 7,5 puanlık bir artışla karşılaşıyoruz. Peki mart ayında mükemmel bir artışın sonunda bu 1,1 puanlık azalışın sırrı nedir?

TÜİK tarafından iş gücü sayılmayan ve işsizlere dahil edilmeyen üniversiteli gençler 1 milyon 168 binle rekor kırdı. Yani nisan ayında ki 1,1 puanlık düşüş sanılmasın ki gençlere yeni iş alanları yaratılıyor… Gençler hala işsiz. Sadece artık her sabah uyanıp bir umut iş bulurum diyerek yollara koyulmaktan, kapı kapı dolaşmaktan ve İŞKUR önünde kuyruk oluşturmaktan vazgeçti. 

Gençler yaşamalı, başka bir dünya kurmalı

Ekonomik krizin derinleşmesi, işsizliğin artmasıyla birlikte gençler geleceğine baktığında bir adım ilerisini göremiyor. Ekonomik bunalım ve geleceksizlik kaygısından kaynaklı gençler yaşamaya değil intihara sürükleniyor. Size biraz daha yakın tarihten örnek vermek istiyorum.

Sibel Ünli İstanbul Üniversitesi’nde okuyan 20 yaşında bir genç kadındı. Son tweetinde “iş bulmak” istediğini yazmıştı.

Sibel’in ve tüm gençlerin gerçekliği “iş bulamamak”.

Tüm toplum da bu gerçeklikle Sibel’den sonra bir kez daha karşı karşıya geldi.

Sibel’in ölümünden sonra “çok üzüldük” diyenler ise hala harekete geçmedi. İşsizliğin de intihar eden gençlerin de sorumlusu saraylarıyla övünen bu düzendir. 

Tabi bu düzenin intihara sürüklediği tek genç Sibel değildi. 15-24 yaş arasında yaşanan ekonomik nedenlerden kaynaklı intiharlar incelendiğinde 2003-2019 yılı arasında tam 1274 gencin intihar ettiği görülüyor.

Bu konudan ayrı düşünemeyeceğimiz bir diğer konu ise aslında işçi ölümleri. Artık gençler yaşamını idame ettirmek için emeğini ucuza satarak sigortasız ve güvencesiz bir şekilde çalışmaya mecbur bırakılıyor. Bu yerlerdeki vaziyete baktığımızda ise hayatını kaybeden işçilerin çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Son 8 yılda 2 bin 73 genç işçi çalıştıkları yerlerde hiçbir önlem alınmadığı için yaşamlarını yitirdiler.

*

Her şey ortada, geleceksizliği vadeden bu düzenin artık bir çıkış kapısı yok. Gençliğin ise bu düzen karşısında tek yolu birlik ve mücadeleden geçiyor. İşİ aradıkları o sokakları patronların düzenine dar ederek, kurtuluşlarını kendi elleriyle var edecekler.

Yorum ekle